Rusya Ermenistan’ı destekliyor mu? Rusya hangi tarafı destekliyor, Azerbaycan’ı mı Ermenistan’ı mı? Rusya’dan Azerbaycan-Ermenistan açıklaması!

Rusya Ermenistan‘ı mı destekliyor? Rusya‘dan ilk izahat geldi. Peki, Rusya Ermenistan‘ı mı destekliyor, Azerbaycan‘ı mı destekliyor? Rusya hangi tarafı destekliyor, Azerbaycan‘ı mı Ermenistan‘ı mı? Rusya’dan Azerbaycan- Ermenistan açıklaması haberimizde….

Rusya’dan Azerbaycan‘ın Karabağ’da başlatmış olduğu operasyonla alakalı izahat geldi. Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Zaharova, “İki ülke ile de iletişim halindeyiz. Karabağ’da tansiyonun yükselmesinden kaygı duyuyoruz. Her iki tarafı da kan dökmeyi durdurmaya çağırıyoruz.” dedi.

Azerbaycan Savunma Bakanlığı, Karabağ’da anayasal yapıyı tekrar tesis etmek amacıyla antiterör operasyonu başlatıldığını bildirdi. Bakanlıktan meydana getirilen açıklamada, Azerbaycan‘ın Karabağ bölgesindeki Ermeni silahlı güçlerin, son birkaç ayda Azerbaycan ordusunun mevzilerine dizgesel şekilde ateş açmasının, arazilere mayın döşemeyi sürdürmesinin, istihkam ve mevzi çalışmalarında bulunmasının gerilimin artmasına yol açtığı belirtildi.

Operasyon kararı büyük yankı uyandırırken gözlerin çevrildiği Rusya’dan ise izahat geldi. Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Maria Zaharova, “Rusya, Karabağ’da terörle savaşım operasyonu ışığında Azerbaycan ile temas halinde. Azerbaycan Rusya’ya malumat vermekte. İki ülke ile de iletişim halindeyiz. Karabağ’da tansiyonun yükselmesinden kaygı duyuyoruz. Her iki tarafı da kan dökmeyi durdurmaya çağırıyoruz. Rus Barış Gücü birlikleri, Dağlık Karabağ’daki misyonunu sürdürüyor” ifadelerini kullandı.

Zaharova ilaveten Moskova’nın yakında mevzuyla alakalı bir izahat yapacağını söyledi.

Prof. Dr. Yıldız Deveci Bozkuş, Ermenistan-ABD arasında meydana getirilen askeri tatbikatları, Rusya’nın bu tatbikatlara dair tutumunu ve Azerbaycan- Ermenistan arasında yaşanmış olan gerginliklerin yeni bir savaşa yol açıp açmayacağını AA Analiz için 3 soruda kaleme aldı.

Ermenistan-ABD arasında meydana getirilen askeri tatbikatlar ne anlama geliyor?

Soğuk Savaş döneminin sona ermesiyle beraber Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve Avrupa Birliği (AB) ülkeleri yüzünü Güney Kafkasya’ya çevirmeye başladı. Sovyetler Birliği’nin dağılmasıyla beraber Batı dünyası Kafkasya’da gerek renkli devrimler gerekse de dondurulmuş problemler vasıtasıyla Rusya’yı çevreleme politikasını devam ettirdi. Bu süreç gerek Gürcistan’da yaşananlar ve gerekse de Rusya-Ukrayna savaşıyla beraber bölge ülkeleri üstünde mühim izler bırakırken bunun yanı sıra birçok yeni problemin da ortaya çıkmasına niçin oldu. Zira Rusya-Ukrayna savaşıyla beraber yaşanmış olan gelişmeler bütün dünyayı etkilediği gibi Kafkasya’yı da etkiledi. Bu bölgenin stratejik önemini daha da artırdı. Güney Kafkasya’nın zamanı ve kültürel açıdan ve enerji anlamında öneminin yanı sıra stratejik ve jeopolitik konumu da bölgenin adeta parlayan bir yıldıza dönüşmesine niçin oldu. Bölge geçmişte de olduğu gibi gerek internasyonal ölçekte gerekse de yöresel anlamda başta dış siyaset olmak üzere, enerji ve emniyet politikaları açısından da Batı dünyasının dikkatini çekiyor.

Güney Kafkasya, Batılı güçlerin yanı sıra bölge dışı aktörlerin de dikkatini çekiyor. Özellikle Çin ve Hindistan’ın bölgeye dair politikaları bunun en mühim göstergesidir. Öte taraftan yöresel bir erkek oyuncu olarak İran da Güney Kafkasya’daki dengeleri yakından takip ediyor. Bu nedenle başta Karabağ olmak suretiyle bu tür meseleler üstünden Güney Kafkasya’nın büyük güçler arasında yeni bir savaşım alanına dönüşmeye başladığını söylemek mümkün.

Bu çerçevede ABD’nin Ermenistan‘la 11-20 Eylül tarihlerinde gerçekleştireceği “Kartal Partner 2023” tatbikatı da internasyonal kamuoyunda büyük bir yankı uyandırdı. Başta Rusya olmak suretiyle birçok ülke tarafınca mevzubahis tatbikat “bölgesel sulh ve huzura katkı sunmayacak bir adım” olarak değerlendirildi.

Bir öteki mühim husus ise Ermenistan‘ın ilk kez Rusya’ya olan bağımlılığını “stratejik bir hata” olarak değerlendirmesi oldu. Zira Ermenistan‘ın tarihte olduğu gibi bugün de Rusya’ya güvenmenin ve Rusya tarafınca yarı yolda bırakılmanın hayal kırıklığını yaşamış olduğu görülüyor. Bu süreçte ABD’nin Ukrayna’da yaşanmış olan gelişmelerin sonrasında bu kez Ermenistan‘da benzer bir problem yaratmaya çalıştığına dair kamuoyunda büyük bir algının oluştuğunu da unutmamak gerek. Özellikle NATO’nun Avrupa Genişleme Komitesi Başkanı Gunther Fehlinger’in Ermenistan‘ın NATO’ya katılma mevzusu ile alakalı yapmış olduğu davet ve ” Ermenistan‘ı koruyun.” açıklamaları adeta Rusya’yı tahrik etmek amacıyla ortaya atılan beyanatlar olarak görülebilir. Fehlinger’in ” Ermenistan‘ı NATO’ya katılmaya çağırıyorum.” şeklindeki ifadeleri ve Amerika Başkanı Joe Biden’a yönelik ” Ermenistan‘ı koruyun.” ifadeleri Ermenistan üstünden Doğu-Batı kutuplaşmasının yeni ayak sesleri olarak görüldü. Ayrıca ABD’nin bu adımının temelinde Batı dünyasının alternatif enerji arayışlarının da etkili bulunduğunu belirtmekte fayda var.

Rusya’nın askeri tatbikata dair tutumu nedir?

Rusya, Ermenistan’ın ABD’yle yakınlaşması ve ortak askeri tatbikatı gerçekleştirmesini “endişe verici” bir vaziyet olarak değerlendiriyor. Zira ortak askeri tatbikatın yanı sıra Ermenistan’ın Rusya’ya yönelik “Rusya’ya bağımlılığın stratejik bir hata” bulunduğunu açıklamasıyla beraber Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan yüzünü Batıya çevirdiğini beyan etmiş oldu. Bu nedenle Rusya’nın şu an için sessiz kalacağı ve rahatsızlığını dile getirmekle yetineceği söylenebilir. Zira Rusya-Ukrayna savaşı, Rusya’yı yeteri kadar yıprattığı için Moskova daha oldukça cephede savaşmayı en azından şimdilik tercih etmeyecektir. Rusya bunun yerine bölgedeki Rus Barış gücü askerlerinin varlığı üstünden Ermenistan’a birtakım mesajlar iletecektir.

Öte taraftan Rusya’nın yanı sıra İran’ın da ABD’nin NATO üstünden bölgede genişleme çabalarından rahatsız olduğu görülüyor. Bu hususta tarihsel bağlardan hareketle bölgede yaşanmış olan birçok sorunda Ermenistan’ın yanısıra bulunduğunu yayınlayan İran, Batı karşısında kendisini Rusya’nın yanısıra ve bunun yanı sıra Ermenistan’la bağlaşık bir pozisyonda konumlandırıyor ve yöresel bir erkek oyuncu olarak varlığını her platformda dile getirmeye devam ediyor. Zira İran bölgede Batı destekli atılan her adımı kendisine tehdit olarak algıladığı için son yaşanmış olan gelişmeler mevzusu ile alakalı da kendisini Rusya’nın yanısıra konumlandırıyor.

Tüm bu gelişmeler ışığında Paşinyan’a yönelik sosyal baskı, siyasal iradenin baskıları, krizler, kamuoyunun beklentisi ve ilaveten internasyonal gelişmeler de göz önünde bulundurulduğunda Erivan’ın bir paradigma değişimine doğru ilerlediğini söylemek mümkün. Ancak Rusya’nın, bu paradigma değişimi karşısında sessiz kalmayacağını da belirtmek gerek. Rusya’nın şimdilik Rusya-Ukrayna savaşı sebebiyle yeni bir mücadeleye giremeyeceğinin bilincinde olan Amerika ve AB üyesi ülkeler bu krizi bir fırsata çevirmeye çalışıyor ve attıkları adımlarla gerginliğin daha da tırmanmasına niçin oluyor.

Azerbaycan-Ermenistan arasındaki gerginlik tekrar bir savaşa dönüşebilir mi?

Azerbaycan-Ermenistan arasındaki kan basıncı yüksek olsa da bunun uzun vadeli bir çatışmaya ya da 2020 yılındaki 2. Karabağ Savaşı gibi bir sürece dönüşme ihtimali zayıf. Zira esasen 44 günlük savaşta Ermenistan ciddi kayıplar vermiş, Paşinyan birçok kesim tarafınca eleştirilmişti. Gelinen noktada benzer bir adımın atılmasının hem yöresel hem de küresel tesirleri de olacağından çatışmalar yaşansa da bunun küçük çapta kalacağı öngörülüyor.

Ayrıca yeni dönemde Türkiye’nin daha ilkin başlatmış olduğu 6’lı Platform önerisinin de ikinci planda kalmış olduğu görülüyor. Bunda Rusya-Ukrayna savaşının gidişatının mühim bir oranı olsa da küresel gelişmeler de belirleyici oldu. Öte yandan, Azerbaycan-Ermenistan arasındaki ihtimaller içerisinde bir çatışmanın Türkiye-Ermenistan ilişkilerinin normalleşme seyri üstünde de birtakım negatif tesirleri olacaktır. Bilindiği suretiyle Türkiye-Azerbaycan ilişkileri “tek millet, iki devlet” şiarıyla şekilleniyor. 2. Karabağ Savaşı’nın sonrasında iki ülke ilişkileri Şuşa Beyannamesi’yle stratejik müttefiklik seviyesine taşınmıştı. Bu çerçevede, Türkiye-Ermenistan ilişkilerinin normalleşme sürecinin de Azerbaycan’la eşgüdüm içerisinde yürütülmesi kararlaştırılmıştı. Bu husus daha ilkin Ermenistan tarafınca birçok kez teyit edilmişken geçtiğimiz günlerde Erivan’ın Türkiye’yle ilişkilerin seyrinin Azerbaycan’la yürütülen müzakerelere bağlı olamayacağını beyan etmesi Ermenistan’da ciddi bir paradigma değişikliğine gidildiğini gösteriyor.

[Prof. Dr. Yıldız Deveci Bozkuş, Ankara Üniversitesi Öğretim Üyesidir.]

* Makalelerdeki fikirler yazarına aittir

Ermenistan Azerbaycan Rusya Gündem Dünya Haberler

Bir yanıt yazın

pendik escort
istanbul escort
istanbul escort
antalya masaj salonu
bodrum escort